İçeriğe geç

Kategori: ÖDÜLLER

HACER

  ENVER TURAN 2017 HACER İş dönüşü. “Çakırkeyif kafayla, biraz hüzünlü, biraz coşkuluyum, beni anlamalısınız, bende diğer kadınlar gibiyim” Aynanın karşısında genç yaşına rağmen çökmüş yüzü ve kırışmaya yüz tutan gözaltlarını seyrederken Hacer, denizin hırçın sularında ağlara takılmış bir balığın çaresizliğinde hissetti kendini. Annesiz ve babasız geçen yıllar. Üzgün ruhu ve bedeni henüz yirmi sekizinde. Yorgun ve hatırasızdı. İçinden küfretmek geçiyordu, edemedi. Aynaya tükürdü.  Gözyaşlarını içine damıttı. Çantasını, yatağın kırışmış nevresiminin üzerine boşaltırken, geçmişin tüm hırpalanmış günlerini ölü bir toprağa fırlatırcasına savurdu. Acı ve gözyaşından başka, ruju, ıslak mendili, kadın bağı, sapı kırılmış bir tarak, prezervatif ve geceden kalma küçük bir şişe kırmızı şarap yatağın üzerine saçıldı. Ağlamaktan yorulmuş, çıplak bedenine aldırış etmeden yatağa uzanarak, ılık yastığa başını yaslayıp, uyudu. Ne uyumak, kendinden geçti. Gün…